BUGÜN BİR ÇIĞLIK ATTIM İÇİMDEN
Bugün bir çığlık attım içimden.
Duysanız ağlardınız.
Ama içimden işte.
Ben duydum, ben ağladım.
Bugün bir çığlık attım içimden.
Bir ayna daha kırıldı bana bakan.
Birkaç yalan söyleyip yapıştırdım onu.
Ama yara izleri çok belli.
Bugün bir çığlık attım içimden.
Güneşe baktım. “Bugün de doğma be kâfir, efkâr biriksin sokaklara.” dedim.
Ben dedim, ben konuştum ama bu kadardı işte.
Güneş duymadı, hava karardı.
Bugün bir çığlık attım içimden.
Bir pencerenin ardından sancılı bir çığlıktı.
Gecenin kalbinden aya baktım.
Ay duymadı; ay tek parça, ben yalnız, ben yalınayak.
Bugün bir çığlık attım içimden.
Bir yastık dolusu rüyayı göremedim yine.
Tavandaki ayak izlerime takıldı gözlerim.
Koyun yerine beni saydı.
Koç yerine beni kurban verdi.
Sağ olsun canı. Yedim tırnaklarımı
Kanamadı yine, ağlatmadı beni.
Bugün bir çığlık attım içimden.
Sabah oldu, yumruğumu sıktım yine.
Engebeli yollara çizdim kendimi. Kanadı dizlerim.
Gözyaşlarım göz pınarlarımda bir sağa bir sola volta atarken
Avucuma battı tırnaklarım
Uzamış yine
İnancım tam:
Bir gün bir çığlık atacağım dışımdan
Üç beş tahtanın içinden soğuk toprağa
Ben ağlayacağım yine
Ama
Yeşerecek çiçekler bu kez göz yaşımla
