Cenneti bana mı bırakırlar?
Cenneti bana mı bırakırlar? Öksüz bir yağmurun ıslattığı sokaklarda, yalnız ve mağrur yürürken düştü aklıma bu soru. Dünya üzerinde her şeyi herkes düşünmüş, ölçmüş, biçmiş, gediğine oturtmuş. Bunca yıldır var bu dünya, bunca yıldır var bu insanlık; elbet biri düşünüp satın almıştır cenneti, ya da çalmıştır. Ben basit bir insanım. Düzenli bir işim, yakışıklı kıyafetlerim var. Hayatı klasik yaşar, rutinlerin dışına pek çıkmam; zaten çıksam da rutinler beni geri içine iter. Sınırlarımı bilirim, pek ses etmem. Sonuçta bir canım var; ruhuna uzak, ilaçlarla tedavi edilen bir can. Ben pek sevmem ilaçları. O yüzden istemem hasta olmak. Ama romantik birkaç an, güzel bir film, gözlerimi doldurmaya yeter. O zaman aynaya derim ki: Hani yoktu ruhun? Bu sakinlikte, bu itaatte nereden geldi bu serkeş yaş?